KONU:Sabır Nasıl Olmalı?
Sabrın ikinci anlamı felaketler ve güçlükler karşısında sıkıntıya düşüp tedirgin olmamaktır.Bunların Cenabı Hakkı’ın hükmü gereği meydana geldiğine inanıp tahammül gösterilmeli ve zamanı gelince Allah teala’nın rahmet ve yardımını göndereceğine ümit bağlamaktır.Hak teala böyle sabredenleri övmektedir.”Başlarına gelen sıkıntılara karşı sabrederler”(Hac,35) İnsana gelen bazı afetler ve sıkıntılar,onu olgunlaştırmak içindir.Bu bazı dert ve sıkıntılarla pişmeyen insan çiğ kalır.Çiğ kalanda ne insanlık barınabilir ne de müslümanlık.Sabrın üçüncü manası kalbi güçlüklere sokmamak,üzülüp,kederlenmemektir.İnsan,hedefine ulaşıncaya kadar birçok güçlüklerle,engellerle,kınamalar,suçlamalar,ayıplamalarla karşılaşır.Bütün bunlara sabretmek,gönlümüzü ve fikrimizi böyle şeylerle meşgul etmemek gerekir.Bunlar niyetimizi bozmaya,irademizi kırmaya sebep olmamalıdır.Bu da ancak sabır ve tahammülle olur.Peygamberler dahi böyle güçlüklerle karşılaşmış.Hak teala onlara da sabırlı olmalarını öğütlemiştir.”Ey örtüye bürünen Muhammed!Kalk da uyar.Rabbini yücelt.Giydiklerini temiz tut.Kötü şeyleri terke devam et.Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.rabbin için sabret.”(Müdessir,1-7) Hz.Peygameberimiz’in,Sabır İmanın yarısıdır sözüyle,bizlere sabretmenin önemini vurgulamıştır.!
Sabrın sözlük anlamı ,durmak,beklemek,tahammül etmektir.Yani,işi bırakıp oturmak,acz içinde beklemek değildir.Sabır,kişinin kendisine güvenmesi ve olaylara cesaretle direnmesiyle meydana gelir,ancak insan sabırla yaşamayı bilmesi için,sabrın ne olduğunu,nasıl yaşanması gerektiğini ancak islami hayat içinde bulur ve yaşamaya başlar ,islami hayatın nasıl olduğu nasıl başladığını anlamak ve öğrenmek tabiki önce ilim almakla başlar,ilim günün alimleriyle sıkı bir beraberlikle fikirlerini almakla ve yaşam biçimlerini incelemekle yolun başı alınmış olur ve her şeyin başı ve başlangıcı düzgün olduğu zaman yolda kolay alınır,Bir alim,ilmiyle irfanıyla bir alemi kurtarır,bir cahil de,cehliyle ve aptallığıyla bir alemi batırır!Sabır bir denizdir.İnsan o denizde hem boğulur,hem de kurtulur!Herşeyin olduğu gibi sabrın da ehli insandır.Bir olay veya bir güçlükle karşılaştığımız zaman hemen üzünlenip ümidi kesmeyip başarıya ulaşacak en uygun zamana kadar beklemek gerekir.Rasullullah(S.A.V)halkı islama davete başladığı zaman başlangıçta önce hz.hatice annemiz başta olmak üzere üç beş kişi hariç kendisine kimse inanmamış,hatta her tarafta peygamberimize karşı düşmanlık ortaya çıkmıştı,insanlık icabı,Hz.Peygamber bu durumun uzun süre devam edeceğini düşünerek tedirgin olabilirdi.İşte böyle bir zamanda Cenab-ı Hak ona,zamanı gelince her şeyin düzeleceğini ve ümitsizliğe kapılmamasını iletti ve “Rabbinin hükmünü sabrederek bekle.Muhakkak ki sen,nezaretimiz altındasın”(Tür,48) Sonucu belli olmayan bu bekleme,düşmanın azgınlığı ve saldırganlığıyla gönülleri çok üzebilirdi,fakat Rasül-iEkrem,Hakka dayanan başarıya tam bir ümitle bağlı idi,”Sabret,Allah’ın va’di haktır.”(Rüm,60)Böyle olmasaydı,ilahivahyin gecikmesi birçok güçlüğün ortaya çıkmasına sebep olurdu,Hak bırakılıp batıla sapılırdı...
Şaban EROL
1 $ = 1,77 TL
1 € = 2,31 TL
RSS